Merhabalar,

Didim’de ikinci haftamızı doldurduk. Ece Fethiye ile günlerimiz son derece yoğun geçiyor.

Televizyon ve gazetelerden çok uzak kaldım. (Bunun büyük bir kayıp olduğunu söyliyemiyeceğim).

Türkiye gündemini takip etmiyorum, takip etmek istemiyorum.

Gerçi birkaç “önemli” haberi eşim telefonda benimle paylaştı. Teog’un bir fermanla kaldırıldığını, İstanbul Belediye başkanı Kadir Topbaş’ın adam yerine koyulmamaktan istifa ettiği..

Teog’un kaldırılmasına, çocukları 8. sınıfta olan ve bu aşamada “ne yapacaklarını bilemeyen” aileler adına üzüldüm. Ama doğrusu bu haberle birlikte “alternatif eğitim” arayışı içinde olmamın ne kadar isabetli olduğunu daha iyi anladım.

Ece Fethiye ile Didim’de bulunmamızın sebebi sadece homeschooling* – evde okul- yapmak değil. Bunu İstanbul’da evde de yapabiliriz. Burada organik tarım ile ilgili araştırmalar yapmaya gayret ediyorum. Üreticilerle görüşüp onlardan fikir alıyorum. Ama tabi bir yandan da eğitime devam ediyoruz. Yaparak, yaşayarak ve eğlenerek..

Patlıcanlar bizim bahçeden.. Ama diğer gıdalar için pazara gitmemiz lazım.

Kıymalı patates favori yemeğimiz. Patates ve alışveriş listemizdeki her ürünü Ece Fethiye kendisi beğeniyor, kendisi seçiyor. Dilim döndüğünce ona para olgusunu anlatmaya çalışıyorum. Biz para ödüyoruz, üreticiler para kazanıyor. Günün birinde biz satarsak biz de para kazanıcaz. Bitmek, tükenmek bilmeyen “ama neden??!” sorularına makul cevaplar verebilmek için boncuk boncuk ter döküyorum.

Aldığımız ürünlerle hangi yemekleri yapıcaz, birer birer onları sıralıyoruz. Kıymalı patates, biber dolması, zeytinyağlı taze fasulye.. Domatesi diğerlerine göre daha fazla alıyoruz çünkü domates her yemeğe konuyor, yemeklere lezzet veriyor.

 

Didim pazarında “organik ürün” bulmak mümkün mü? Tarım Bakanlığı’nın yaptığınız tarıma organik tarım sertifikası vermesi çok kolay bir şey değil, zahmetli bir süreç. Bu anlamda “organik” ürün bulmanız mümkün değil. Ancak Didim ve bu yörede civar pazarlarda ürünlerin %90’ı tarla sahibi, üretici tarafından satıldığından ve pek çok üretici babadan, dededen kalma yöntemlerle tarım yaptığından, bu yörede aldığınız ürünler büyük şehirlerdeki “organik” ürünlere kıyasla çok daha organik. İstanbul fiyatlarına göre çok daha makul fiyatlar söz konusu gayet tabi.

 

Ece Fethiye’nin eğitimi için yapmaya çalıştıklarım gerçekten “homeschooling” (sanırım en uygun çeviri evde okul) kapsamına mı giriyor bu konuda artık emin değilim. Yeni bir şeyler okudukça inanın aklım daha fazla karışıyor.